E- Çayırova

Dünya'da 13 Ülke, Türkiye'de 42 İl Bizi Takip Ediyor.Sesimiz Her Yerde.Her Zaman 1 Numarayız Teşekkürler...


    yirmi yedi nisan ikibin yedi genel kurmayın açıklaması

    Paylaş
    sertac51
    sertac51
    Profesyonel Üye
    Profesyonel Üye

    Mesaj Sayısı : 490
    Kayıt tarihi : 02/05/07
    Points : 21422
    Reputation : 2

    Genel yirmi yedi nisan ikibin yedi genel kurmayın açıklaması

    Mesaj tarafından sertac51 Bir Cuma 1 Haz. 2007 - 19:15

    27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklaması [1], Türk Silahlı Kuvvetleri adına Genelkurmay Başkanlığı'nın Cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısı ile 27 Nisan 2007 tarihinde gece saat 23:10'da [2] yaptığı, lâiklikle ilgili açıklama. Bu açıklama bazı siyasetçi ve gazeteciler tarafından "muhtıra" olarak tanımlanmıştır.[3]

    Genelkurmay Başkanlığı'nın 12 Nisan tarihinde, yapılacak olan Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde yaptığı ve birçok köşeyazarının katıldığı[4][5][6][7][8], Türk Silahlı Kuvvetleri'nin "******çülüğe, laikliğe ve cumhuriyetin temel ilkelerine sözde değil özde bağlı" bir Cumhurbaşkanı adayı profilinin çizildiği "Basın Bilgilendirme Toplantısı"nın ardından yaşanan adaylık sürecinin ve rejim ile ilgili kaygıların değerlendirildiği ve şimdiye kadarki Genelkurmay Başkanlığı Basın açıklaması metodolojiisne uymayan açıklama ile başlayan süreç.

    Açıklamanın ardından birçok gazeteci ve yazar tarafından yapılan değerlendirmelerde bu açıklamanın olağan bir açıklama sayılamayacağını; bunun Genelkurmay Başkanlığı tarafından alışılmadık bir uslûp ile kaleme alındığı ve bir muhtıra olduğu görüşü ağırlık kazanmıştır.[9]



    Bildiri [değiştir]27 Nisan gece yarısına az bir zaman kala resmi internet sitesi üzerinden yapılan açıklamada adaylık süreci ile 23 Nisan öncesi yurdun birçok yöresinde laiklik karşıtı ve din bezirganlığı olarak nitelendirdikleri olayların gelişiminin vahim derecede olduğu ve bunun rejime meydan okuma olarak değerlendirilmesi gerektiği yer almış, bununla birlikte TSK'nın yasalar ile kendine düşen görev ve yetkileri kullanmaktan çekinmeyecekleri de dile getirilerek "Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder ******’ün, “Ne mutlu Türküm diyene!” anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır" denilmiştir.


    Bildiri Süreci [değiştir]Türkiye Cumhuriyeti'nin 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Nejdet Sezer'in görev süresinin Mayıs ayında dolacak olması sebebi ile başlayan Cumhurbaşkanı seçimi ile ilgili olarak özellikle Anamuhalefet Partisi CHP'nin Türkiye'nin tepedeki üç makamında Milli Görüşçü olmaması ve Cumhurbaşkanı'nın tüm Partilerin uzlaşısı ile seçilmesi gerektiği düşüncesine[10][11][12] birçok sivil toplum kuruluşu[13]ile TSK'nında olaya Cumhurbaşkanı'nın Ordu'nun başkomutanı sıfatı taşıması sebebi ile müdahil olması ve bu görüşlere AKP tarafından itibar edilmemesi ülkede gerginliği tırmandırmıştır.

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt 12 Nisan'da Cumhurbaşkanı'nın Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Başkomutanı olması sıfatı ile bu seçimlerin kendilerinide yakından ilgilendirdiğini belirtmiş ve seçilecek Cumhurbaşkanı'nın cumhuriyetin temel ilke ve kuralları ile ******çülüğün gereklerine özde bağlı olması gerektiğini beyan etmesine ve birçok sivil toplum kuruluşu tarafından organize edilen 14 Nisan Cumhuriyet Mitingi'nin netice vermemesi sonucu süreç doğal olarak başlamıştır.

    AKP Merkez Yönetim Kurulu Erdoğana seçimle ilgili tam yetki vermiş ve kamuoyu baskıları ile Muhalefet partilerinin başlattığı çalışmalar neticesinde kendisi aday olmayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı adayını belirlemek üzere AKP içerisinde ağırlığı olan ve Milli Görüşçü olarak anılan TBMM Başkanı Bülent Arınç ile yaptığı görüşmeler sonucunda, sunduğu birkaç isimden hiçbirinin istenmemesi ve Arınç'ın ya kendisinin ya da Abdullah Gül'ün olmasını istemesi sonucu [14][15][16] Abdullah Gül'ü aday ilan etmiştir.

    Aday gösterilen Abdullah Gül'ün kendisinin de Milli Görüş çizgisinden gelmesi[17][18][19][20][21][22][23][24] ve türban konusunda Türkiye Cumhuriyeti'ni Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne şikayet eden eşi Hayrinüsa Gül'ün de türbanlı olması ve eşi Başbakan iken bile davayı çekmemekte ısrarcı olması, bazı çevrelerce Cumhuriyete meydan okuma olarak algılanmıştır.


    Bildiri'nin etkileri [değiştir]Hükümet bildiriyi üzerine almış ve Hükümet sözcüsü Cemil Çiçek bir basın açıklaması yaparak Hükümetin de laiklikten yana olduğunu bildirmiştir.

    Eski Cumhurbaşkanı ve 12 Eylül darbesini yapan Kenan Evren Ordu'nun gerek gördüğü için böyle bir açıklama yapmış olduğunu ve bunun görevi olduğunu belirtmiştir.

    Basın ve yayın kuruluşlarının önde gelen yazarları Ordu'nun demokrasiye müdahalesi'nin hoş olmamakla birlikte bu süreçten başta Hükümet olmak üzere TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın sorumlu olduğunu; Hükümet ve Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı sürecinde kamuoyu, muhalefet ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin endişelerini gideremediği ve uzlaşı yolunun açılamasında katkı yapmadığı görüşü hakim olmuştur.

    Mecliste temsil edilen CHP, ANAP, DYP, HYP, SHP ile TBMM'de sandalyesi olmayan DSP, MHP, İP liderleri erken seçim kararı alınarak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yeni Meclis tarafından yapılması gerektiğini basın açıklamaları ile belirtmişlerdir. Ancak Hükümet böyle bir yolu tercih etmediklerini ve seçim sürecinin devam edeceğini açıklamışlardır. Abdullah Gül ise adaylıktan çekilmeyeceğini açıklamıştır.

    TBMM'de 27 Nisan 2007 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi 1. turunda toplantı yeter sayısı olan 367 sayısına ulaşılamadığı gerekçesiyle CHP tarafından Anayasa Mahkemesi'ne yapılan itiraz başvurusu 1 Mayıs 2007 tarihinde haklı bulunarak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 1. turu iptal edilmiştir. Bu gelişmeler üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 24 Haziran yada 1 Temmuz tarihinde erken seçime gidileceği açıklaması yaptı. [[11]]


    Haberler [değiştir]Türk ulusal basın internet sitelerinde konuya ilişkin ilk haber başlıkları:

    Hürriyet: Genelkurmay'dan çok sert açıklama[25]
    Milliyet: Genelkurmay'dan çok sert açıklama [26]
    Sabah: Genelkurmay'dan gece yarısı bildirisi [27]
    Star: Genelkurmay'dan açıklama [28]
    Yeni Şafak: Genelkurmay geceyarısı açıklama yaptı [29]
    Vatan: TSK'dan muhtıra gibi açıklama [30]

    Yorumlar ve tepkiler [değiştir]Yabancı haber ajansları ise acil kodu ile üyelerine basın açıklamasını servis ettiler.[31]Avrupa Birliği'nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, TSK'nın demokratik laikliğe ve demokratik değerlere saygı gösterdiğini ispatlaması için seçim sürecine karışmamasının gerektiğini söyledi.[32]

    Türkiye'deki yazarlardan açıklamaya karşı çeşitli yorumlar geldi. Star gazetesi yazarlarından Mehmet Altan "'internet muhtırası' doğrudan demokrasiye bir müdahaledir"[33] yorumda bulunurken, Milliyet gazetesi yazarı Hasan Cemal konuyla ilgili "Hayır!" başlıklı yazısında askerî müdahalelerin toplumsal düzen ve gelişime zarar verdiği yorumunda bulundu[34]. Radikal gazetesinden İsmet Berkan, bildirinin bir askeri darbe uyarısı olduğu yorumunu yaparak, geleceği haber verilen bu darbeden kurtulmak için alınması gerektiğine inandığı tedbirleri yazdı. [35] [36]

    Özgürlük ve Dayanışma Partisi genel başkanı Ufuk Uras ise "Muhtıraya Hayır! Sözde Değil, Özde Demokrasi İstiyoruz" başlıklı bir basın açıklamasında bulunarak Genelkurmay Açıklaması'nı eleştirdi[37]. İstanbul eski valilerinden Erol Çakır da, ülkenin dini ideolojiye bağlı tek parti diktatörlüğüne hızla sürüklendiğini öne sürüp, gidişi "çok vahim" olarak değerlendirerek "Bu yüzden bütün vatanseverlerin, Cumhuriyetin kuruluş felsefesine inananların hem demokrasiyi korumak, hem de Cumhuriyet'in temel kazanımları adına bu gidişe dur demeleri gerektiğine inanıyorum. TSK, bildirisi ile tehlikeyi vurgulamıştır." demiştir.[38]

    Basın açıklaması, Genel Kurmay Başkanlığı web sitesinden yapılması nedeniyle esprili olarak "e-muhtıra" şeklinde anıldı.[39]

    "Siyasal Ufuk Hareketi" adlı sivil toplum örgütü, yayınladığı bildiride Genel Kurmay açıklamasını muhtıra olarak tanımlayarak, siyasi görüşü ne olursa olsun, tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını demokrasiyi korumak için birleşmeye çağırdı. Bildiride ayrıca "Ortada açık bir askeri müdahale varken ve bir gazetenin reklam kampanyalarıyla şişirilmiş taktiksel bir ‘irtica geliyor’ söyleminden başka ciddi açık bir tehlike görünmezken ‘ne darbe ne şeriattan’ başka bir şey söylemeye dilleri varmayanlar..." ifadesilye Cumhuriyet gazetesi ve ona yakın sol görüştekilerin tutumu eleştirildi. [40]











    ılgılı vıdeolar
    -----------------

    <object><param></param><param></param></object>




    ılgılı konuları ara
    ------------------------
    http://www.google.com/custom?q=27+n%26%23305%3Bsan+2007+genel+kurmay%26%23305%3Bn+ac%26%23305%3Bklamas%26%23305%3B&xh=60&lo=Google&client=pub-7174356115846535&forid=1&channel=6844468237&ie=ISO-8859-1&oe=ISO-8859-1&cof=GALT%3A%230080009%3BGL%3A1%3BDIV%3A%23336699%3BVLC%3A663399%3BAH%3Aleft%3BBGC%3AFFFFFF%3BLBGC%3A336699%3BALC%3A0000cc%3BLC%3A0000cc%3BT%3A000000%3BGFNT%3A0000cc%3BGIMP%3AFFFFFF%3BLW%3A138.5%3BLH%3A60%3BL%3Ahttp%3A%2F%2Ffunnylogo.info%2Flogo%2FGoogle%2FBlack%2FKARSI.aspx%3BS%3Ahttp%3A%2F%2Ffunnylogo.biz%2Fengines%2FGoogle%2FBlack%2FKARSI.aspx%3BLP%3A1%3BFORID%3A1%3B&hl=en



    https://www.youtube.com/results?search_query=27+04+2007+genel+kurmay%C4%B1n+ac%C4%B1klamas%C4%B1+

      Forum Saati Çarş. 23 Ocak 2019 - 15:45